N.D. ve E.M.’den numune alındığını ifade eden Altıparmak, "Alınan sonuçlara göre hareket edilecek. Herhangi bir vaka söz konusu değil. yrıca
şahısların hikayelerinde de böyle birşey söz konusu değil. Sadece ateşleri yüksek. Şahıslar, İngiltere’den hastalık görülmeyen bir bölgeden eliyorlar" diye konuştu.
11 Mayıs 2009 Pazartesi
Bodrum'da domuz gribi paniği
Gülerken krize girmeyin
Volkan Konak'tan hastane çağrısı
Daha uzun yaşamak ister misiniz?
Zaman online
8 Mayıs 2009 Cuma
Hamileler bu testi mutlaka yaptırmalı
Türkiye'de her yıl 5 bin kişinin karaciğer kanserinden, 10-15 kişinin siroz ve siroza bağlı komplikasyonlardan hayatını kaybetmesi üzerine Sağlık Bakanlığı 23 şehirde toplantılar düzenleme kararı aldı.
Toplantıda Hepatit B'nin bulaşma yolları, tehlikeleri, tedavi ve koruma yöntemleri ele alındı.
Meme kanseri önlenecek mi?
Beyin, kan-beyin bariyeri olarak bilinen ince kan damarları ağından oluşan savunma sistemi sayesinde çok iyi korunuyor. Bu bariyer, genel kan akışında dolaşan hücre ve moleküllerin beyin dokusuna girişini engelliyor.
Ancak bilimadamları, yayılan meme kanseri hücrelerinin beyne serbestçe girmesine yol açan bir gen belirledi. Nature dergisinde yayımlanan araştırmanın, kanserin yayılmasına karşı yeni tedavilerin yolunu açabileceği belirtildi.
Meme kanseri beyne yayılabiliyor ancak bu genellikle, ilk tümörün alınmasından yıllar sonra oluyor. Bu da, kalan kanser hücrelerinin beynin savunmasını kıran özellikler edindiğini gösteriyor.
Memorial Sloan-Kettering Kanser Merkezi'nden araştırmacılar, doku örneklerini incelediler ve bu sürecin nasıl işlediğini anlamak için karmaşık genetik analizler yaptılar.
Araştırmacılar, farelerde meme kanserinin yayılmasını sağlayan 3 gen keşfettiler. İkincil tümörlerin yayılmasında genel rol oynayan COX2 ve HBEGF genlerinin meme kanserinin akciğerlere yayılmasına yardım ettiği, üçüncü genin (ST6GALNAC5) ise kanserin beyne nüfuz etmesinde rol oynadığı anlaşıldı.
Söz konusu genin, meme kanseri hücrelerinin beyindeki damarlara yapışıp beyin dokusuna sızmalarına yardım ettiği belirtildi. Bu gen olmaksızın, kanser hücreleri kan-beyin bariyerini aşamıyor.
İngiltere Kanser Araştırma merkezinden Liz Baker, vücudun başka yerlerine yayılan meme kanseri hücrelerinin yüzde 10'unun beyne gittiği hatırlattı.
Merkezden Prof. David Lane de, araştırmayı "çok heyecan verici" olarak nitelendirerek, bu genlerin yeni ilaçların geliştirilip bu belli türdeki metastasın önlenmesine yardımcı olabileceğini söyledi.
Meme kanseri erkeklerde de görünüyor
Opr. Dr. Özkütük, AA muhabirine yaptığı açıklamada, meme kanserinin kadınlar arasında en sık görülen, ölüm oranında ise ikinci sırada olan bir kanser türü olduğunu belirtti.
Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsüne göre tüm dünyada kadınlarda kansere bağlı ölüm oranında akciğer kanseri ilk sıradayken Ulusal Hastalık Yükü ve Maliyet-Etkililik Projesi'nin verilerine göre, Türkiye'nin Orta Anadolu bölgesinde kadınlarda kanser türleri içinde meme kanserinden ölüm oranının ilk sırada yer aldığını ifade eden Özkütük, bu duruma neden olan en önemli faktörün erken tanı konusunda halkın yeterli bilinç ve farkındalık düzeyine sahip olmaması olduğunu bildirdi.
Bilim dünyasını korkutan tehlike
Londra'daki Queen Mary Koleji'nden virüs uzmanı John Oxford, H1N1 domuz gribi ve H5N1 kuş gribi virüslerinin bir kişiye aynı anda bulaşması halinde, bu virüslerin gen alışverişinde bulunabileceklerini ve çok tehlikeli, insandan insana bulaşabilen yeni bir virüsün ortaya çıkabileceğini belirtti.
Oxford, önemsizden önemliye artan şekilde numaralandığında, mevsimsel grip 3, domuz gribi 5, kuş gribi 6'ncı olurken, domuz ve kuş griplerinin birleşmesiyle ortaya çıkacak virüsün önem derecesinin en az 7 olacağını vurguladı.
Mutasyon olası ama endişeye gerek yok
Ancak Fransız uzman Bruno Lina, durumun abartılmamasından yana olduğunu belirtti.
Kuş ve domuz griplerinin birleşerek yeni bir virüsün ortaya çıkmasının mümkün olduğunu söyleyen Lina, ancak 6 yıldır laboratuvarda bile kuş gribi ve insandaki grip virüsünden başka bir virüs meydana getirmeyi başaramadıklarını, bu virüslerin "bir araya gelmek istemediklerini" söyledi.
Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) verilerine göre, 2003'ten bu yana H5N1 virüsünün neden olduğu kuş gribi nedeniyle dünya genelinde 250'den fazla kişi öldü. İnsana bulaşması zor olsa da kuş gribi virüsü genellikle öldürücü.
H1N1 virüsünün neden olduğu domuz gribi ise insandan insana kolayca geçebiliyor ancak bu virüsten ölüm oranı nispeten düşük.
Çay yerine "havuç suyu" içiyorlar
5 Mayıs 2009 Salı
Uzun süre çalışanlar uyuyamıyor
Bahar yorgunluğunu atmanın en kolay yolu
İlkbahar mevsimi ile birlikte sürekli değişen havaların vatandaşlarda birçok rahatsızlığa sebep olduğunu, bunlar arasında yorgunluk ve halsizliğin ön plana çıktığını anlatan Van'daki aktarlar, bunun da en iyi ilacının defne yaprağı olduğunu belirtiyorlar. Aktarlar, defne yaprağının bir çok derde şifa olduğunu, özellikle yorgunluk ve halsizlik hissi şikayeti ile kendilerine gelen vatandaşlara hep bu otu tavsiye ettiklerini anlattılar. Defnenin dışında anason ve biberiye otunun da yorgunluk ve halsizliğe iyi geldiğini söyleyen Sultan Baharat İşletmecisi Mahmut Örkmez, "Defne yaprağının yorgunluk, bronşit, mikrop öldürücü, hazım ettirici, spazm çözücü, mide bağırsak gazı söktürücü, idrar söktürücü, nefes açıcı, terletici, hazmettirici ve uyarıcı özelliği vardır. Soğuk algınlığı sebebiyle meydana gelen kırgınlık, romatizma, ağrılarına da faydalıdır. Başta halsizlik ve yorgunluk olmak üzere bu şikayetlerle gelen herkese defne yaprağını tavsiye ediyoruz. Defne yaprağı genellikle suda kaynatılarak içilir" dedi.
Ağız sağlığınıza dikkat edin!
Salgınların ağız sağlığıyla doğrudan ilgili olduğunu belirten Kayseri Diş Hekimleri Odası Başkanı Umut Kural, bu süreç içinde tüm diş hekimlerinin hastalarına verdikleri oral hijyen eğitimine azami ölçülerde dikkat etmesi gerektiğini ve bu konuyla alakalı tüm diş hekimlerinin uyarıldığını bildirdi.
Kural, "Aile içerisinde her bireyin ayrı diş fırçası olmalı, diş fırçalarının kullanıldıktan sonra su ile iyice durulanması gerekiyor. Diş fırçalarının dik olarak kurumaya bırakılması önemli. Diş fırçasının kurumasına engel olacak fırça kılıflarının mümkün olduğunca kullanılmaması gerekiyor." diye konuştu.
Fırça kılları nemli kaldığı zaman, bakterilerin rahatça üreyeceği bir ortam oluştuğunu kaydeden Kural, "Aynı kap içerisinde birden fazla diş fırçası var ise fırçaların birbirlerine değmemesi için gerekli önlemler alınmalıdır. Ayrıca diş fırçalarını dezenfekte etmeye kalkmak, bulaşık makinesi, mikrodalga veya ultraviyole cihazları kullanmak tamamen gereksizdir. Bu işlemler, diş fırçasına zarar verebilir. Eğer mümkün ise gün içerinde 2 adet değişik fırça kullanmak fırçaların kuruması için yeterli süreyi sağlar. Diş macununu fırça üzerine koyarken macun tüpünün fırçaya değmemesini sağlamakta önemli bir tedbirdir." şeklinde konuştu.
Güneşten korkmayın!
1490 vaka, 30 ölüm
DSÖ'nün iki numaralı ismi Dr. Keiji Fukuda, telefonla düzenlediği basın toplantısında, 405 vakanın daha kesinleşmesiyle vaka sayısının 1490'a çıktığını belirtti.
Buna göre vakaların 822'si Meksika'da tespit edildi. Kesinleşen vaka sayısı ABD'de 403, Kanada'da 140, İspanya'da 57, İngiltere'de 27, Almanya'da 9, Yeni Zelanda'da 6, İtalya'da 5, İsrail ve Fransa'da 4, Güney Kore ve El Salvador'da 2, Avusturya, Hong Kong, Kosta Rika, Kolombiya, Danimarka, İrlanda, Hollanda, Portekiz ve İsviçre'de bir oldu. Virüs nedeniyle Meksika'da 29, ABD'de bir kişi yaşamını yitirdi.
Fukuda ayrıca, Avrupa'da henüz halk arasında virüsün yayıldığına ilişkin bulguya rastlanmadığını, İspanya'daki vakaların, başta Meksika olmak üzere virüsten en fazla etkilenen ülkelere yapılan yolcuklara bağlı bulunduğunu söyledi.
DSÖ'nin grip sorumlusu Fukuda, yeni grip virüsünden hastalanıp iyileşenlerin, diğer insanlara göre benzer virüslere karşı daha korunmalı hale geleceğini de belirtti.
Fukuda, geçirilen grip enfeksiyonlarının genelde iki yıl boyunca, belirli düzeyde bağışıklık sağladığını kaydetti.
Virüslerin birkaç yıl sonra, vücut için yeni bir virüs haline gelecek şekilde değişime uğradığını vurgulayan Fukuda, bu durumda da insanların yeniden virüsü kapmaya yatkın hale geleceğini belirtti.
2 Mayıs 2009 Cumartesi
Domuz gribinin adı değişti
WHO Sözcüsü Dick Thompson, isim değişikliği kararının, tarım söktörü ve BM gıda örgütünün ''domuz gribi'' teriminin tüketicileri yanıltacağı ve ülkelerin gereksiz yere domuzların itlaf edilmesi talimatı vereceği kaygısını açıklamasından sonra alındığını söyledi.
WHO'nun İsviçre'nin Cenevre kentindeki genel merkezinde gazetecilere açıklama yapan Thompson, bundan sonra domuz gribinin bilimsel teknik ismi olan "H1N1 grip A"yı kullanacaklarını kaydetti.
Kimse seks yapmak istemiyor!
TAJEV'in Antalya'da düzenlediği 8. Türk Alman Jinekoloji Kongresi başladı. Kongreye katılan TAJ Başkanı Prof. Dr. Ünlü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, günümüzde yoğun stres ve toksik maddelerin etkisiyle kadınlarda yumurtalığın daha erken yaşlandığını, erkeklerde ise sperm sayısının radikal şekilde düştüğünü söyledi.
Çevre zehirleri, toksik maddeler, radyasyon ve giderek daha stresli hale gelen şehir yaşamının birçok sağlık sorunuyla birlikte üreme problemlerini de beraberinde getirdiğini ifade eden Prof. Dr. Ünlü, bunların en önemlilerinin, kadınlarda erken menopoza kadar giden yumurtlama bozuklukları, erkeklerde de spermin hareketlilik oranının azalması olduğunu kaydetti.
Saman nezlesine dikkat
Günde yarım kadeh şarap iyidir
Hollanda'daki Wageningen Üniversitesinden bilim adamları, günde 20 grama kadar alkolün yaşam süresini yaklaşık 2,5 yıl uzatabileceğini, bu miktarın üzerine çıkıldığındaysa yaşam süresinin kısaldığını vurguladı.
"Journal of Epidemiology and Community Health" dergisinde yayımlanan araştırmada, günde yarım kadehi geçmemek koşuluyla sadece şarap içen erkeklerin yaşam süresinin ise, hergün bira ya da başka alkollü içkileri tüketenlere göre 2,5 yıl uzun olabileceği belirtildi.
1960-2000'de yaklaşık 1400 erkeğin ne tür alkollü içki tükettiklerini, bunun miktarını, sigara kullanıp kullanmadıklarını, hayat tarzlarını, sosyal statülerini, beslenme alışkanlıklarını ve kilolarını inceleyen bilim adamları, günde sadece 20 gram şarap içenlerin ömrünün hiç alkollü içki tüketmeyenlere göre 5 yıl uzun olabiceğine dikkati çekti.
Araştırmada şarabın özellikle kalp-damar ve beyin damarları hastalıkları riskini azaltabileceği vurgulandı.
İzmir'de domuz gribi paniği
Açıklamada, Dünya Sağlık Örgütü'nün pandemik grip evresi ile ilgili herhangi bir değişiklik ilan etmediği, halen alarm durumunun evre 5 düzeyinde olduğu belirtilerek, bugün saat 13.00 itibarıyla 11 ülkede doğrulanmış 331 vakanın ve 10 ölümün mevcut olduğu kaydedildi.
Bakanlığın hazırlıklarının en üst düzeyde devam ettiğinin vurgulandığı açıklamada, ''Ülkemizde vaka görülmemiştir'' denildi.
Uluslararası uçuşa açık havaalanlarında, gelen yolcuların sağlık durumlarının kontrol edildiği belirtilerek, İstanbul ve Ankara'daki havaalanlarına termal kameraların yerleştirildiği, deniz yoluyla Türkiye'ye gelenlerin de limanlarda sağlık kontrolünün yapıldığı ifade edildi.